
Şehit Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği Genel Başkanı İbrahim Sağun’dan yetkililere çağrımızdır.
Gerekçeleri, Şartları ve Hukukî Boyutları
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tarih boyunca varlığını şehitlerin kanı, gazilerin fedakârlığı ile muhafaza etmiş bir devlettir. Ancak bugün gelinen noktada, şehit aileleri ve gazilere yönelik hizmetlerin dağınık, bürokratik, gecikmeli ve çoğu zaman ruhu olmayan bir yapı içinde yürütüldüğü açıkça görülmektedir.
Bu durum, sadece bir idari sorun değil; vicdanî, toplumsal ve hukukî bir sorundur.
Hâlihazırda şehit aileleri ve gazilere ilişkin işlemler;
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
Milli Savunma Bakanlığı
İçişleri Bakanlığı
SGK
Valilikler ve Kaymakamlıklar
arasında parçalı şekilde yürütülmektedir.
Bu parçalı yapı;
Hak kayıplarına
Uygulama farklılıklarına
Dosyaların yıllarca sürüncemede kalmasına
Şehit aileleri ve gazilerin sürekli kapı kapı dolaşmasına
sebep olmaktadır.
Devletin yükü artmakta, asıl mağdur olanlar ise yine şehit aileleri ve gaziler olmaktadır.
Evet, kurulmalıdır.
Ancak klasik bir bakanlık anlayışıyla değil.
Bu bakanlık;
Bir “yardım” bakanlığı değil
Bir “sadaka” mekanizması değil
Bir “masa başı bürokrasisi” hiç olmamalıdır
Bu bakanlık, hak temelli, onur odaklı ve emanet bilinciyle çalışmalıdır.
Şehit ve gazi olmayanların, bu acının ne olduğunu tam anlamıyla bilmesi mümkün değildir. Bu nedenle;
Hayatında hiç evladını toprağa vermemiş,
Hiç uzuv kaybetmemiş,
Hiç gece yarısı şehadet haberi almamış
kişilerin masa başında hazırladığı kanunlar ve yönetmelikler, çoğu zaman sahada karşılık bulmamaktadır.
Bu durum hem adaletsizliğe hem de devlete ek mali yük oluşturmaktadır.
Şehit ve Gazi Bakanlığı;
Şehit ve Gazi Aileleri içinden seçilmiş,
Mesleğinde ehil,
Devlet tecrübesine sahip
kişilerden oluşturulmalıdır.
Örneğin:
Şehit yakını veya gazi olan doktorlar
Şehit yakını veya gazi olan hâkim ve savcılar
Şehit yakını veya gazi olan kaymakamlar ve mülki idareciler
Şehit yakını veya gazi olan mühendisler, akademisyenler, hukukçular
Bu yapı, hem hukuka uygun, hem vicdanlı, hem de uygulanabilir kararlar üretecektir.
Bakanlık;
Dijital sistemlerle çalışmalı
Tek dosya – tek muhatap esasını benimsemeli
Şehit ailesi ve gaziyi yormayan, proaktif bir yapı kurmalıdır
Bir şehit yakını, devlet dairesine gitmeden hakkını alabilmelidir.
Devlet, şehit ailesinin kapısına gitmelidir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
maddesi (Sosyal devlet ilkesi)
maddesi (Devletin temel amaç ve görevleri)
maddesi (Eşitlik ilkesi – pozitif ayrımcılık)
maddesi (Sosyal koruma)
şehit aileleri ve gaziler için özel düzenleme yapılmasını açıkça mümkün ve gerekli kılmaktadır.
Devletler;
Gazilere yönelik rehabilitasyon
Şehit ailelerine sosyal güvence
Manevî tazmin ve onarım
yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır. Türkiye bu konuda öncü olabilir.
Bu bakanlık;
Devlete yük getirmez,
Aksine dağınık yapıyı toparlar,
Gereksiz harcamaları azaltır,
Hakkı yerinde ve zamanında verir.
En önemlisi:
Devlet ile şehit ailesi arasındaki gönül bağını onarır.
Şehit ve Gazi Bakanlığı;
Bir lütuf değil,
Bir mecburiyettir.
Bir siyasi tercih değil,
Bir devlet görevidir.
Bu milletin evlatları canını vermiştir.
Devletin görevi, onların emanetine layıkıyla sahip çıkmaktır.
Şehitlerin emaneti, masa başında değil; yürekle taşınır.