
Şehit Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği Genel Başkanı İbrahim SAGUN
Bir devletin gerçek gücü yalnızca sahip olduğu silahlı kuvvetlerle, ekonomik kapasitesiyle ya da kurumsal yapısıyla ölçülmez. Devletin en büyük gücü, yıllarca ona hizmet etmiş insanlarına gösterdiği vefa ve adalet anlayışında saklıdır.
Türk Polis Teşkilatı, 180 yılı aşkın köklü geçmişiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin huzur ve güvenliğinin en önemli teminatlarından biridir. Terörle mücadeleden organize suç örgütlerine, uyuşturucu operasyonlarından trafik güvenliğine, toplumsal olaylardan afet anlarına kadar polislerimiz her zaman milletimizin yanında görev yapmaktadır.
Polislik belirli çalışma saatleri olan sıradan bir kamu görevi değildir.
Bayramlarda ailesinden uzaktadır.
Yılbaşında görev başındadır.
Depremde, selde ve yangında ilk müdahaleyi yapanların başında gelir.
Şehit cenazelerinde de vardır, vatandaşın düğününde güvenliği sağlayan da odur.
Kendi evladının doğum gününe yetişemeyen ancak başkasının evladını korumak için hayatını ortaya koyan kişidir polis.
Görev sırasında karşısındaki suçlu hiçbir zaman "Diploman nedir?" diye sormaz.
Kurşun eğitim durumuna göre hedef seçmez.
Tehlike herkes için aynıdır.
Fedakârlık herkes için aynıdır.
Öyleyse hak neden farklı olsun?
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 10. maddesi herkesin kanun önünde eşit olduğunu açıkça ifade etmektedir.
Eşitlik ilkesi yalnızca teorik bir kavram değildir. Aynı görevi yapan, aynı sorumluluğu üstlenen ve aynı riskleri yaşayan kamu görevlilerinin özlük haklarında da adaletin sağlanmasını zorunlu kılar.
Bugün ortaokul ve lise mezunu polis emeklilerinin 3600 ek göstergeden yararlanamaması uzun yıllardır devam eden önemli bir mağduriyet oluşturmaktadır.
Aynı üniformayı giymiş,
aynı operasyonlara katılmış,
aynı terör tehdidiyle karşı karşıya kalmış,
aynı kurşunların hedefi olmuş polislerin yalnızca mezuniyet farklılığı nedeniyle farklı haklara sahip olması sosyal hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmamaktadır.
Anayasamızın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal bir hukuk devleti olduğu açıkça belirtilmektedir.
Sosyal devlet;
emeği koruyan,
yıllarca hizmet eden insanını yalnız bırakmayan,
emeklisini geçim sıkıntısıyla baş başa bırakmayan devlettir.
Bugün çok sayıda polis emeklisi;
artan hayat pahalılığı,
yükselen kira giderleri,
sağlık harcamaları
ve ekonomik zorluklarla mücadele etmektedir.
Bu tablo yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal adalet meselesidir.
3600 ek gösterge yalnızca maaş artışı anlamına gelmemektedir.
Aynı zamanda;
emekli aylığını,
emekli ikramiyesini,
ailenin ekonomik geleceğini
ve yaşam standartlarını doğrudan etkilemektedir.
Polis emeklileri herhangi bir ayrıcalık talep etmemektedir.
Kimsenin hakkına ortak olmak istememektedir.
İstedikleri yalnızca;
eşit işe eşit hak,
eşit riske eşit karşılık,
eşit fedakârlığa eşit vefadır.
Polisimiz de,
jandarmamız da,
sahil güvenliğimiz de,
aynı bayrağın altında, aynı devlet ve aynı millet adına görev yapmaktadır.
Aralarında rekabet değil, kardeşlik vardır.
Bu nedenle güvenlik hizmetlerinde görev yapan personelin özlük haklarında da hakkaniyet temel alınmalı, yıllardır süren mağduriyetler giderilmelidir.
Polis emekli olabilir.
Ancak yaşadığı olaylar emekli olmaz.
Şehit arkadaşlarının acısı emekli olmaz.
Görev sırasında yaşadığı travmalar emekli olmaz.
Vücudunda taşıdığı yaralar emekli olmaz.
Meslek hayatı boyunca yıpranan sağlığı emekli olmaz.
Üniforma dolaba kaldırılır; fakat vatan sevgisi, devlet sadakati ve millet aşkı ömür boyu devam eder.
Vefa yalnızca törenlerde söylenen güzel sözlerden ibaret değildir.
Gerçek vefa;
hak teslim etmektir.
Emekliye sahip çıkmaktır.
Yıllarca nöbet tutan insanı yalnız bırakmamaktır.
Devletine sadakatle hizmet etmiş insanların emeklilik dönemlerini huzur ve güven içerisinde geçirebilecekleri ekonomik ve sosyal şartların sağlanması güçlü devlet anlayışının temel göstergelerinden biridir.
Şehit Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği olarak;
Türk Polis Teşkilatı'nın fedakâr mensuplarının ve emekli polislerimizin haklı taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Başta;
konularında gerekli yasal düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından hayata geçirilmesini temenni ediyoruz.
Adalet yalnızca mahkeme salonlarında tecelli etmez.
Adalet, devletin kendi emektarına gösterdiği vefada da hayat bulur.
Unutulmamalıdır ki;
Şehitlerimiz bu vatanın onurudur.
Gazilerimiz yaşayan kahramanlarımızdır.
Polisimiz ise devletimizin gece gündüz demeden çalışan görünmez kalkanıdır.
Polis emeklileri ayrıcalık değil; adalet, eşitlik ve vefa istemektedir.
Bu haklı taleplerin karşılık bulmasının hem hukuk devleti ilkesinin hem de sosyal devlet anlayışının doğal bir gereği olduğuna inanıyoruz.
İbrahim SAGUN
Şehit Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği Genel Başkanı