
"83 YILIN EN BÜYÜK YAĞIŞINI ALDIK"
"Değerli arkadaşlar, öncelikle tekrar İstanbul'umuza, tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. 83 yılın en yüksek yağışının alındığı, şu ana kadar yaklaşık 273 kilogram yağışın düştüğü büyük bir afetten bahsediyoruz. Afetin ilk anından itibaren devletimizin tüm birimleri, valimizin koordinasyonunda AFAD'ımızla, Kızılay'ımızla, tüm emniyet birimlerimizle ve yerel yönetimlerimizle birlikte bir çalışma sergiliyoruz. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Yakınlarına, sevenlerine başsağlığı dileklerimi iletiyorum.

"HER AFET BÖLGESİNDE KRİZ MERKEZLERİ KURDUK"
Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Kurtarma ve yardımla alakalı süreçlere ilişkin İçişleri Bakanımız detaylı bir şekilde bilgi verecektir. Ancak dün akşam itibarıyla yapmış olduğumuz koordinasyonun ardından hem İçişleri Bakanımız hem de bizler, Ayazağa'yı yerinde birlikte görmek istedik. Buradaki sorunları ve problemleri yerinde tespit edelim istedik. O yüzden bugün sahada vatandaşımızla beraberiz."

"AFETİN İZLERİNİ KALDIRACAĞIZ"
Tabii, afetin en yoğun yaşandığı yer burası. Birçok binanın alt katını su bastı. Vatandaşlarımızın altyapı işlerine ilişkin sıkıntılarını ve problemlerini burada hep birlikte değerlendirdik. Tabii şunu ifade etmek gerekir ki kentleşme ve planlı altyapı bugün için en önemli iş. Bu afetleri bundan sonra da daha sık yaşayacağımızı dün de ifade ettim. İklim değişiyor. İklim değişikliğinin etkileri, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de şiddet ve sıklık açısından giderek artıyor. Dolayısıyla iklim değişikliğiyle mücadele etmek bir tercih değil, zorunluluk. Bu anlamda İstanbul'u depreme hazırlamak, İstanbul'u planlı kentleşmeyle birlikte inşa etmek, işte böylesi afetlere karşı tedbir almak demek. Bu manada vatandaşımızın, olayın içeriğine de baktığımızda, buradaki kapalı dere kesitinden kaynaklı su baskınlarının ve altyapının burada yetersiz olması, yine çarpık kentleşme diyeceğimiz yerleşimin burada mevcut olması sebebiyle bu sorunu yaşadığını gördük. Bu tespitleri yapacağız. Önceliğimiz, bir afet yaşadık ve bu afet sonrasında vatandaşlarımızın ne ihtiyacı varsa devletimizin tüm birimleriyle birlikte bu ihtiyaçları öncelikle gidereceğiz. Barınma ihtiyacı olana barınma, gıda ihtiyacı olana gıda sağlayacağız. Binalardaki bu rüsubatın ve yine bodrum katlarda bilhassa yaşanan su baskını sorunlarının aşılmasına ilişkin valiliğimiz koordinasyonunda bu çalışmaları yapacağız. Önce bu afetin izlerini kaldıracağız. Acımızı yaşayacağız ama bir taraftan da kayıp vatandaşlarımız var. Kayıp vatandaşlarımızı bulmak için ekiplerimiz ve emniyet güçlerimiz arama faaliyetlerini hızlı bir şekilde yürütüyor. Ardından da burada kalıcı çözümlere ilişkin vatandaşlarımızla istişare edeceğiz. Bu istişare çerçevesinde Ayazağa'nın, Sarıyer'in, İstanbul'un neye ihtiyacı varsa bunu karşılamaya hazır olduğumuzu ifade ettik. Vatandaşımıza da bunu söylüyoruz. Hiçbir vatandaşımızın mağdur olmayacağı bir çözümü burada hep birlikte ortaya koyacağız. Yarım kalan dere ıslahının devamı burada çok önemli. Buna ilişkin yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Belediye Başkan Vekilimiz ve Sarıyer Belediye Başkanımızla görüşmeler yaptık. Burada bu sorunun aşılmasına ilişkin yapılması gerekenleri birlikte yapmak üzere bir karar aldık. Dere ıslahının tamamlanması hem Ayazağa'da hem de Cendere'de çok çok önemli. Biz istiyoruz ki bundan sonraki afetlerde annelerimiz, babalarımız Ayazağa'da, Sarıyer'de aynı sorunu yaşamasın.
